Ya Rabb Ne İstiyorsan Benden Onu Diliyorum Senden..

26 Kasım 2011 Cumartesi

Allah Nerdedir?


Selamünaleyküm

Allah nerdedir diye bir soruyla her zaman karşılaşabiliriz nitekim peygamber efendimiz (sav) dahi bu soruları sormuş ve cevanı vermiştir. 

*Rasulullah (s.a.v.) huzuruna bir cariye getirildi. Rasulullah (s.a.v.) ona:
-“Allah nerede ? “ dedi ,

Cariye işaret parmağını kaldırarak 
-“Allah semanın üzerindedir.” dedi.
Sonra Rasulullah (s.a.v.) cariyeye 
-“Ben kimim “ dedi. Cariye 
-“Sen Allah Resulüsün “ dedi 
Rasulullah (s.a.v.)
-“O’nu azat edin o mümine biridir.” dedi. (Müslim ve diğerleri )

Açıklama: Rasulullah (s.a.v.) açıkça cariyenin “Allah semanın üzerindedir “sözünü reddetmeyip, doğrulamış ve cariye hakkında “O mümine biridir. “ demiştir.

* Zeynep annemiz Rasulullah’ın zevcelerine övünerek söylediği şu söz: 
-“Sizi hısımlarınız, Beni  de yedi kat gökteki Allah evlendirdi.” (İmam Buhari)

Açıklama: Rasulullah’ın zevcesi açık bir dille Allah’ın yedi kat gökte olduğunu beyan etmektedir.

Mülk,16-   Fatır,10-    Ali İmran,55-    Nisa,158-   Nahl, 50-    Mearic,4-   Bakara, 255-ayetleri incelemnizi tavsiye ederim.

Herşeyden önce Rabbim gönlümüzdedir ve hep O'nun muhabbeti ile dolu olmaya gayret edelim inşaallah.  Hz. Musa ve çobanın hikayesini duymuşunuzdur.


Allah Hz. Musa'yı uyarır !
-" Ben seni vasl edesin fasl edesin diye gödermedim" yani birleştir ama ayırma sen kulumu benden ayırdın buyurmuştur. 
O nedenle aşağıda yazdıklarım Rabbimizden ayrılık değilde buluşma ve kavuşma olsun inşaallah.

hikayeyi bilmeyenler için yazmayı tercih ettim okuyalım inşaallah!

Musa yolda bir coban gordu. Coban soyle dua eduyordu:
"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayim! Carigini dikeyim, saçını tarayayim! Elbiseni yikayayim, bitlerini kirayim. Ulu Allah, sana sut ikram edeyim. Elinizi opeyim, ayaginizi ovayim. Butun turkulerim, nagmelerim senin icindir. Butun kecilerimsana kurban olsun."
O çoban bu cesit sacma sapan seyler soleyip duruyordu.
Musa;
"Kiminle konusuyorsun?" diye sordu.
Coban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa dedi ki:
"Vah vah! Sen sersemlemissin. Daha Musluman olmadan kafir oldun. Bu ne sacma soz, bu ne kufur, bu ne olmayacak sey? Agzina pamuk tika. Carik sana yakisir. Bir gunese bu cesit seylerin ne luzumu var? sen bunlari kime soyluyorsun? amcana, dayina mi? Buyuyup gelismekte olan sut icer, ayaga muhtac olan carik giyer."
Coban;
"Ya Musa, agzimi bagladin, simdi pismanliktan canimi yaktin," dedi. Elbisesini yirtip yana yana bir ah cekti, basini alip cole dogru yola dustu.
Bu arada Allahˊtan Musaˊya soyle bir vahiy geldi:
"Kulumuzu bizden ayirdin. Sen birlestirmeye mi geldin ayirmaya mi? Ben herkese bir karakter,bir yapi verdim. Onun icin ovgu olan sozler, sana kotuluktur. Ona gore baldir sana gore zehirdir.
bilmezmisinki biz soze bakmayiz, gonle bakariz, oze bakariz."



 Birde Abdulkadir Geylani Hz.lerinin Gunyet'üt Talibin adlı kitapta şöyle yazar
sayfa:180
Allah-ü Teala, her gece dünya semasına iner. Ama, nasıl isterse ve ne mânâda isterse öyle..

Bu arada, kullarından dilediği; asi, mücrim, hatalı kulların bağışlar.
Allah her manada yücedir. Hemde yücelerin yücesidir. Ondan başka ilah yoktur. Güzel isimler O'nundur.

Üstte anlatılan, iniş; rahmet, sevap inişi mânâsına değildir. Nitekim Mu'tezile ve Eş'ariye'nin iddiası budur.
Ubade bin Samit r.a Resaulallah s.a. efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:
- Gecenin son üçte biri kaldığı zaman; Yüce Mukaddes Allah, dünya semasına iner. Şöyle buyurur:
-İsteyen yok mu ki, dilediği verilsin; bağışlanmasını dileyen yok mu ki, bağışlansın; sıkıntıda olan biri yok mudur ki, onun sıkıntısını alayım.
Bu durum sabah namazı kılınıncaya kadar sürer. Sabah namzından sonra, Yüce Rabbimiz yükselir.."    
 Ubade bin Samit'ten gelen bir başka rivayette ise, Resaulallah s.a. efendimizin şöyle buyurmuştur:
-"Yüce Mukaddes Allah, gecenin son üçte biri kaldığı zaman dünya semasına iner ve şöyle buyurur:
-"Kullarımdan kimse yok mu ki, bana duâ ede; onun duâsını kabul edeyim.
Nefsini körleten kimse yok mu ki, onu bağışlayayım.
Rızkı dar olan kimse yok mu ki, onun rızkını bol edeyim.
Güç durumda kalan biri yok mu ki, onun güçlüğünü çözeyim.
Sabah yeri aydınlanıncaya kadar, bu durum böyle devam eder. Sonra yüce Rab, kürsüsüne yükselir."

Üstte anlatılan hadis-i şerif, şu sahabelerden değişik lafızlarla gelmiştir: Ebu Hüreyre, Cabir,Hazret-i Ali, Abdullah bin Mes'ud, Ebu Derda, İbn-i Abbas, Hazret-i Âişe.. Allah onlardan razı olsun. 
Bunların hepsi de, rivayetlerini Resulullah S.A. efendimizden duymuş olduklarını anlatarak yapmışlardır.
Bu mânâdan olarak, gecenin sonunda kılınan namazın, faziletine kaildirler.
Hazret-i Ebu Bekir'den gelen bir rivayette, Resulullah S.A. efendimizin şöyle buyurduğu anlatılmıştır:
-Aziz Celil Allah Şaban ayının yarısında dünya semasına iner. Hemen her nefsi bağışlar.Ancak şu kimseler hariç: Kalbinde kin ve buğuz olan, Aziz Celil Allah'a şirk koşan.."
Ebu Hüreyre r.a şöyle anlattı:
Resulullah S.A. efendimizin  şöyle buyurduğunu dinledim: 
-Aziz Celil Allah gecenin yarısı geçtikten sonra, dünya semasına iner ve şöyle buyurur:
- Bağışlanmak isteyen yok mu ki, bağışlayayım? İsteyen yok mu ki, istediğini vereyim? Tevbe etmek isteyen yok mu ki, tevbesini kabul edeyim?.
Taa, tan yeri ağarıncaya kadar bu hitap devam eder.."

İshak b. Raheviye'ye şöyle soruldu:
- Allah-ü Teâlâ'nın dünya semasına indiği mânâsındaki hadis-i şeriflere ne dersin? Bunu böyle anlatıyorlar. Bu durumda Cenab-ı Allah hareket ediyor. Yükseliyor..   
Sorana şöyle dedi:
- Sen şöyle demek istiyorsun.
- Allah inmeye ve yükselmeye kadirdir. Ama haraket etmez..
O kimse:
- Evet, görüşüm budur.
Deyince şöyle sordu:
- Bu durumda inmesini ve yükselmesini kabul ediyorsun da,hareket etmesini neden kabul etmiyorsun?
Yahya bin Muin şöyle dedi:
-Cühemî taifesi, şayet sana sorarsa ki:
- Allah nasıl iniyor?
O zaman onlara şöyle sor:
-Peki nasıl yükseliyor?.
Fudayl bin İyaz şöyle dedi:
-Cühemî sana derse ki:
-Rabbın nüzulünü inişini inkar ediyorum..
Bu durumda onlara şöyle dersin:
-Ben Rabbın dilediğini yaptığına inanıyorum.
Şüreyk bin Abdillah'a şöyle soruldu:
-Yanınızda bir takım kimseler var ki, bu hadis-i şerifleri inkâr ediyorlar, ne dersin?.
Şöyle dedi: 
-Bu hadis-i şerifleri bize anlatanlar, bize namazı, orucu, zekâtı ve haccı, Resulullah S.A. efendimizden haber verenlerden başkaları değildir. Biz dahi, Aziz Celil Allah'ı ancak bu türlü hadis-i şeriflerle bildik. 

Allah'a emanet olun dilerim yazdıklarımız aydınlatıcıdır.
 

  2 yorum:

  1. Esselamünaleyküm, Merhabalar.

    Size çok zahmet verdim herhalde. Hakkınızı helal edin efendim. Teşekkür ederim. Sağolun, varolun.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  2. Estağfirullah zahmetsiz rahmet olmaz hayırlara vesile oldunuz Recep Bey.. Allah'a emanet olun.

    YanıtlaSil

Arabic Korean Japanese Chinese Simplified Russian Portuguese
English French German Spain Italian Dutch

GÜLŞAH ÇOCUKEVİ

Sitemi beğendiyseniz sadece bir defaya mahsus olmak üzere g+1 butonunu tıklayarak tavsiye edebilirsiniz.. teşekkür ederim.

❀✿İzleyiciler❀✿

❀✿Google+ Followers❀✿

❀✿Son Yayınlar❀✿

❀✿Değerli Yorumlarınız❀✿

Power by: Blogger modifiye

❀✿Popular Olanlar❀✿

❀✿Ziyaretçilerimiz❀✿


web stats Neler Okunmuş hangi sayfa Tıklanmış :) Flag Counter

❀✿Archive❀✿