PEYGAMBERİMİN İZİNDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PEYGAMBERİMİN İZİNDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2015 Pazar

ŞİFA DUASI İNANARAK OKUNDUGUNDA ALLAHÜ TAALA ŞİFA VERİR




ŞİFA DUASI İNANARAK OKUNDUGUNDA ALLAHÜ TAALA ŞİFA VERİR
BAZI ŞİFA DUALARI
”Bismillahi yübrike min külli yesfike ve min şerri hasidin, ve min şerri külli zi ayn.”

Duanın anlamı: Allah’ın adıyla. Allah sana bütün hastalıklardan şifa versin. Hasettiği zaman hasetçilerin ve bütün nazarı değen kimselerin şerrinden korusun.”

İkinci dua: ”Bismillah,erkike min külli şey’in yü’zike,ve min şerri külli nefsin ev aynin hasidin,Allahu yeşfike, Bismillahi erkike".

Duanın anlamı: “Allah’ın adıyla seni rahatsız eden herşeydeniher türlü kötü nefisten ve kem gözden, sana koruma diliyorum. Allah sana şifa versin. Sana Allah adıyla koruma diliyorum.”

Bu duaların yanında birde peygamber efendimizin duası vardır.

Dua: Aişe (r.a.)”den rivayete göre Rasûllah (s.a.v.) kendilerine bir hasta getirildiğin de söyle duâ ederlerdi;

“Ezhib”l be”se Rabbin”nasi esfi ve entes”safi la sifae illa sifauke , sifaen la yügadiru sekama”

19 Mayıs 2015 Salı

Her güne,Güzelliğe niyet ederek başlayın..




Azra Seçem Vuslat
MODERATÖRDUALAR
- 09:30


" Her güne,Güzelliğe niyet ederek başlayın..
"Bugün güzel şeyler olacak"diye düşünün.
Çünkü dilekler Duâlaşır.......Duâlar gerçekleşir.... "
________Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.
Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapıyı çalana kapı açılır.
Hz.İsa Aleyhisselatü vesselam...________azra...

SADAKAT, Tek Kalıp Bir Elbiseydi..






SADAKAT, Tek Kalıp Bir Elbiseydi.
Kimine BOL, Kimine DAR Geldi.
DÜRÜSTLÜK, Çok Beyazdı.
Temiz Tutamam Deyip, Kimse Almadı.
Velhasıl, İnsanoğlu Çıplak Kaldı.
AR, EDEP Ve HAYA Sığınacak Bir Beden Aradı.
İşte AŞK, Bütün Bu Kusurları Bir Ten Olup Kapattı.
AŞK,a, Bir VEFA Borcu Kaldı. Onu da,
ALLAH c.c. İÇİN SEVENLER Aldı...

Mevlâna: “Beni kim olduğum gibi anlayabilir ki..







~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Mevlâna: “Beni kim olduğum gibi anlayabilir ki, ben vaktin emzirdiği bir çocuktum. Konuştuğum kadar susmalı, sustuğum kadar büyümeliydim. Ne büyüdüm ne de susabildim.”

Şems: “Susmak sessiz kalmak değil dışarıya karşı sağır olmak da değil. Biz aleme gürültü için geldik. Bu gürültü kulağın değil yüreğin kıyameti olmalı. O halde kıymet bilmezlerden seni anlamalarını bekleme.“

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Neden sonra farkına varıyorsun




Azra Seçem Vuslat
MODERATÖRGÜZEL SÖZLER
- 09:58


"""Neden sonra farkına varıyorsun,
Etrafındaki korkunç ıssızlığın...
Yâr olsun, dost olsun, ne arıyorsun?
Adresi belli mi vefasızlığın?
Aşk dostluk...!...
Hepsi dökülür yapraklar!
Çıplak bir ağaç durgun suda aksın...
Yalnızlık dediğin hayatta başlar..."""
Cahit Sıtkı Tarancı

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Allah’ım! Senden işte (dinde) sebat etmeyi..




Hadis ArşiviHADİSİ ŞERİFLER
- 15:59



İlk olarak Hadis Arşivi paylaştı:

Şeddad İbnu Evs radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam namazda şu duayı okumamızı öğretiyordu:
"Allah’ım! Senden işte (dinde) sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı taleb ediyor, doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalb diliyorum. AIIah’ım, senin bildiğin her çeşit şerden sana sığınıyorum, bilmekte olduğun bütün hayırları senden istiyorum, bildiğin günahlarımdan sana istiğfàr ediyorum!

Kaynakça
Tirmizi, Daavât 22, (3404); Nesâi, Sehv 61.

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin.




EDEP YA HUUDUALAR
- 10:35


Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin.

Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelâlin memlûküsün.

Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünkü, hayatı veren Odur, idare eden de Odur.

Hem, dünya sahipsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvâlini düşünüp merak etme.

Çünkü, onun sahibi Hakîm'dir, Alîm'dir; sen de misafirsin, fuzûlî olarak karışma, karıştırma.

Selamun aleyküm.Hayırlı huzurlu sabahlar

29 Nisan 2015 Çarşamba

SEÇME SALAVATLAR







SEÇME SALAVATLAR
ALLAHumme Salli ala Ruhi seyyidina Muhammedin fil'ervahi ve salli ala cesedi seyyidina Muhammedin fil'ecsadi ve salli ala kabri seyyidina Muhammedin filkuburi. ALLAHhumme belliğ minni tehiyyeten ve selama."
Ey ALLAHım! Ruhlar içinde sevgili peygamberimiz Hz.Muhammedin ruhuna, cesedler içinde Hz.Muhammedin (A.S.V) cesedine, kabirler içinde Hz.Muhammedin (A.S.V.) kabrine salatu selam eyle. ALLAHım, benim selamımı sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.V.)'in aziz ruhuna vasıl eyle (ulaştır).
40 gün sabah namazından sonra okuyanın istediği hayırlı bir iş gerçekleşir 40 gün sabah namazından sonra okuyanın istediği hayırlı bir iş gerçekleşir .

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin abdike ve rasulike ve haliylike ve habiibike salaten ergabiha merakiyel ihlasi ve enalü biha ğayetel ihtisası ve sellim tesliymen adede ma ahata bihi ilmüke ve ehsahü kitabüke küllema zekera kezzakirune ve ğafele an zikrihil ğafilun.
53 Salavat-ı tefriciyye "Salavat-ı tefriciyye - günde en az 41 kere okunulduğunda hastalara şifa verir

25 Nisan 2015 Cumartesi

Fernand Grenard, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu için




61. Sultan Oğuz HanİLGİNÇ GERÇEKLER
- 01:47



Atilla hakasya originally shared:

Fernand Grenard, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu için; "Bu yeni imparatorluğun kuruluşu, insanlık tarihinin en büyük ve en şaşılacak olaylarından biridir" der ve devam eder;
"Onların kaderlerindeki en büyük olağanüstülük 'başlangıçları' oldu; böylesine büyük bir netice için çok küçük olarak işe başladılar."
Söğüd'ün bağrında sessiz sedasız çimlenen bu filiz kısa zamanda etrafına dal budak saldı ve kökleşti. Öyle ki Avusturya elçisi Busbecg'in ifadesiyle "karşılarına çıkmanın çılgınlık sayıldığı bir güç" haline geldiler.
Dünyanın dört bir tarafında başaklar verecek olan bu muhteşem devletin tohumları alp-erenler, gazi-dervişler ve garip-yiğitler tarafından atılmıştır.

24 Nisan 2015 Cuma

Hz. Ömer (ra) göre takva nedir?




Emre öztürkGÜZEL SÖZLER
- 20:38


Hz. Ömer (ra) takva kelimesinin ne anlama geldiğini kendisine sorduğunda Ubey Bin Ka’b (ra) ona şu karşılığı verir:

•Sen dikenli yolda hiç yürümedin mi?

•Yürüdüm.

•O zaman ne yaptın?

•Paçalarımı sıvayıp dikenlere basmamaya dikkat ettim.

•İşte takva odur.

23 Nisan 2015 Perşembe

Aşkınız cemal olsun efendim





ɑẕʀɑ sєçєʍ νµsℓɑтGÜZEL SÖZLER
- 15:53


“Merhaba!!” yerine
“Aşk olsun!!”
Derviş de “Aşkınız cemal olsun efendim!!” diye mukabele eder…
Bu sefer topluluk “Cemaliniz nur olsun!!” dediğinde,
derviş “Nurunuz aynı olsun!!” der ve böylece selamlaşma biter….

22 Nisan 2015 Çarşamba

ALLAH'DAN EN ÇOK ALİMLER KORKAR




HABİBTİ T.İLGİNÇ GERÇEKLER
- 09:38
#Namaz


BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN (BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN) topluluğunda ilk olarak HABİBTİ T.paylaştı:

ALLAH'DAN EN ÇOK ALİMLER KORKAR

Yezîd bin Kümmeyt (rh.) anlattı:
İmâm-ı A‘zam Ebû Hanîfe (r.a.) Allah’tan çok korkardı. Bir gece yatsı namazında müezzin “İzâzülzile” sûresini okudu. Ebû Hanîfe (r.a.) onun ardında idi.

Namaz bitip insanlar çıktı. Ona baktığımda derin düşünceler ve tefekkür içinde buldum. “Kalkayım da kalbi benimle meşgul olmasın” diyerek çıktım. Bu sırada kandilin yağı pek az kaldığından söndürmedim.

Sabah namazı vaktinde geldiğimde onu ayakta şöyle derken buldum:

“Ey zerre miktarı hayır işleyene hayrının karşılığını veren;

Ey zerre miktarı şer işleyene onun karşılığını veren Allâh’ım. Kulun Nu‘mân’ı cehennemden kurtar. Huzûruna getirdiği fena amellere karşılık sen onu geniş rahmetine koy.”

Sonra ezan okudum. Kandil ise hâlâ yanıyordu. Beni görünce:

“Kandili almak mı istiyorsun” dedi.

“Sabah namazı için ezân okudum” dedim.

“Gördüklerini gizle, kimseye söyleme” dedi. Sonra gecenin başındaki abdestiyle bizimle sabah namazını kıldı.
Allâh c.c ondan razı olsun!

Alnı Secdede Donmuştu




HAK YOLUNDA SAVAŞANLARTartışma
- 00:33
#Mevlana


Alnı Secdede Donmuştu

Hz. Mevlânâ"da Hz. Peygamber (s.a.)"in Hayatından Bazı Yansımalar

Hazreti Mevlânâ her Allah dostu gibi Hz. Peygamber (sav)"e meftûn idi.

“Men hâk-i reh-i Muhammed Muhterem; Eğer çi cân dârem”

“Hayatta olduğum sürece ben, Hz. Muhammed (sav)"in yolunun toprağıyım” özlü sözleriyle bu keyfiyeti billurlaştırmıştı.

Şüphesiz Abdulhakim Arvâsi Hazretlerinin de ifadesiyle; “Hz. Muhammed (s.)"i sevenler, O"nun çektiğini çekerler,” dediği gibi, hayatında gerçekleşen bazı olaylar O"nu sevenlere de bir şekilde nasibkâr olarak yansır. Fakir buna; “seven, sevdiğinin kaderini paylaşır” ifadesiyle açıklık getirmek isterim. Bu yazımda Hz. Mevlânâ"dan Hz. Peygamber Efendimiz (s.)"in yaşadıklarına paralellik arz eden çarpıcı olduğuna inandığım bazı örnekleri arz etmek istiyorum. Şimdi bu örnekleri bereketini umarak görelim.

1. Sultan Veled, babasının gece Rabbiyle baş başa kalmaktan çok hoşlandığını kaydeder. Tıpkı Hz. Peygamber Efendimiz (sav) gibi O yüce Rasül"ün günlük 5 vakit namazı vasatî 1.5-2 saati bulurdu. Kendisine farz, ümmetine müekked sünnet olan Teheccüd namazını da 3-6 saat kadar bir zaman zarfı içinde kılardı. Yani teheccüdü günlük beş vaktin en azından iki misli daha uzundu. Uzun uzun ayakta durur, mübarek ayakları şişerdi. Secdelerde uzun uzun kalırdı. Bir keresinde annemiz Hz. Aişe (r.anha), uzun bir süre alnını secdeye koymuş hareketsiz duran Hz. Rasülüllah (sav)"i vefat mı etti endişesiyle, O"na doğru eğilip eliyle dokunduğunu ve “Ümmetî” duasıyla için için ağladığını ve secde yerinin ıslandığını görür.

O"nun manevi mirasçısı Hz. Mevlânâ da soğuk Konya kışlarından birinde gece Karatay Medresesine gider orada sabah namazına kadar teheccüd namazı kılar. Oğlu Sultan Veled, babasının biraz gecikmesi üzerine endişelenerek hemen medreseye gider. Orada gördüğü manzarayla irkilir. Babası, alnını medresenin taş zeminine koymuş için için ağlamakta derin derin niyazlar etmektedir. Omzundan tutup kaldırmak ister; fakat kaldıramaz; başı yere yapışmış gibidir sanki.

Biraz dikkatli bakınca kandil ışığı altında hayretle, Mevlânâ"nın gözyaşlarının donarak alnını taşa yapıştırdığını görür. Hemen bir ibrikle ılık su getirip secde yerine dökerek buzları çözer ve “Babacığım, sabah namazı vakti geldi” diyerek onu yavaşça ve hürmetle yerden kaldırır. O sırada derin bir vecdle kendinden geçmiş Mevlânâ dalgın gözlerle oğluna, “Yavrum beni Rabbimden ayırdın” anlamında “Yavrum bize kıydın” der. Çünkü Mevlânâ, Mesnevî"de seher vaktinde dökülen ihlaslı gözyaşlarının kalbe hayat veren nisan yağmurları misâli olduğunu belirtir. Daha çok ağlayanların kalplerinin daha diri olacağını ifade eder.

Bugün her üç Amerikalıdan birinin evinde Mevlânâ"nın seçme şiirlerinin bulunduğu kaydedilir. Amerika"da Rûmi Merkezlerinden birinde Mesnevî dersleri veren ama ibadet yönü, dindarlığı hemen hemen sıfır olan Türk asıllı bir Amerikalı derse gelen Amerikalı bir öğrencisine hayretle şu itirafta bulunur:

“Ben Mevlânâ"nın dini yönünü, ibadetini, Kur"an"a ve Peygamber"e olan inancını hiçbir zaman anlatmamama rağmen, derslerime gelenler, nasıl oluyor bir türlü anlamıyorum, Mevlânâ"nın dinine girip Müslüman oluyorlar.”

2. Bir gün Peygamber Efendimiz (sav) Medine sokaklarından birinde gezmektedir. Birden sokakta oynayan çocuklar şakacıktan Peygamber Efendimiz (s.)"in etrafını kuşatıp bir halka içine alırlar; “Seni esir aldık; artık bizim esirimizsin” derler. Rahmet Peygamberi (sav) bu yavruların oyununu bozmaz. O da onlara katılır;

“Tüh” der “Şimdi Ben esirim; halim nice olacak, vah Bana!”

Çocuklar; “Esirlikten bir şartla kurtulabilirsin” deyince O mânâ abidesi Peygamber (sav)

“Kurtulmam için ne yapmam gerekiyorsa söyleyin yapayım” karşılığını verir. Çocuklar

“Ya Rasulullah ancak fidye verirsen kurtulursun” diye şartlarını söylerler.

O da “Ama üzerimde verecek pek fazla şey yok” diye mukabele eder. Çocuklar:

“Ne varsa üzerinde ver, razıyız” derler.

Hz. Rasulullah üstünü başını yoklayıp çocuklara yetecek kadar hurma çıkarır ve onlara verir. Onlar da “Artık tamam hürsün” deyip Rasulullah (sav)"ı serbest bırakırlar.

Peygamberimiz bu durum karşısında tebessüm ederek:

“Kardeşim Yusuf gibi pek ucuza gittim” der. “Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar.” (Yusuf, 12/20).

Bu olayın aynısı Hz. Mevlânâ"nın da başından geçmiştir. Hz. Mevlânâ bir gün Medreseden dönerken, sokakta oynayan çocuklar hemen onu daireye alırlar ve

“Tamam, artık bizim esirimizsin kurtuluş yok” derler.

Hazret, hafifçe bir tebessümle ellerini kaldırarak onların bu oyununa katılır.

“Vah bana! Esir düştüm” der. Sanki üzülmüş gibi yaparak;

“Peki kurtulmam için ne yapmam gerek, esaretten nasıl kurtulabilirim?” der. Çocuklar “Ancak fidye verirsen seni serbest bırakırız; yoksa esirimiz olarak kalırsın” derler.

Hz. Mevlânâ üstünü başını yoklar cebinden dokuz ceviz çıkarır.

“Bunları versem kurtulur muyum?” diye karşılık verir.

Çocukların da hedefi zaten böyle bir şey olduğundan hemen cevizleri alarak Mevlânâ"nın yanından ayrılırlar. Hazret onların ardından tebessümle bakarak aynen Hz. Rasul (s.) gibi “Yusuf Peygamber gibi ucuza gittik” diyerek Yusuf sûresi 20. ayete telmihte bulunur. “Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar.” (Yusuf, 12/20).

3. Hz. Rasûlallah (s.) bir gün Mescid-i Nebevî"de ashabıyla sohbetteyken, ansızın içeri bir deve girer. Çiğnenmemek için herkes bir kenara kaçar. Peygamber Efendimiz sükûnetini bozmaz, yerinde oturmaya devam eder. Deve soluk soluğa, gözlerinden yaşlar akarak hemen Peygamberimiz (s.)"in önüne gelir diz çöker, başını saadet burcu Hz. Peygamber"in dizlerine koyar. Hz. Rasulûllah (s.) nurlu ve huzur dolu mübarek elleriyle korktuğu belli olan hayvancağızı teselli edercesine tatlı tatlı okşar.

Ashab “Ya Rasûlallah! Devenin sıkıntısı nedir?” diye sorar. O da

“Sahipleri kesecekmiş, korkup kaçmış. Gördüğünüz gibi bize sığındı!” der.

Tam o sırada ellerinde bıçakla devenin sahipleri mescide gelirler. Rasulullah (sav)"dan develerini isterler. O da

“Niçin keseceksiniz?” diye sorar. “Kesip etini satacağız!” derler. Peygamberimiz

“Etini satınca elinize ne kadar geçer?” diye sorar. Onlar da “Şu kadar miktar!” diye miktarını söylerler.

Bunun üzerine Efendimiz onlara o kadar para ödeyerek hayvanı satın alır. O hayvan ölene kadar Medine ovalarında özgürce yaşar ve otlar. İnşallah Rabbim de bizlere deve gibi şefaat tacıyla taçlanmak nasip eder. Amin.

Hz. Mevlânâ"nın da başından benzer bir olay geçer. Medresede ders verirken birden içeri korku içinde bir sığır girer. Herkes kaçışır. Sığır doğruca Mevlânâ"nın önüne gidip diz çöker ve başını onun kutlu dizlerine kor. Mevlânâ bu korku içindeki hayvanın başını elleriyle tatlı tatlı okşayarak teskin eder. Talebeleri ne olduğunu sorduklarında “Sahipleri kesmek istemiş o da korkup kaçmış, bize sığındı” der. Çok geçmeden Medrese"ye ellerinde bıçaklarıyla, hayvanın sahipleri çıkagelir. Özür dileyerek Mevlânâ"dan hayvanlarını isterler. O da

“Ne yapacaksınız kesince?” diye sorar. Sahipleri

“Ey Mevlânâ! Kesip etini satıp para kazanacağız” derler.

Mevlânâ hayvanın etini sattıklarında ellerine ne kadar para geçeceğini sorar. “Şu kadar akçe!” diye bir meblağ söylerler. Mevlânâ

“O ücreti size ödesem, bu mübareği bana bırakır mısınız?” diye hayvanı satın almak ister. Onlar da bu teklifi kabul ederler. Hz. Mevlânâ, Peygamber Efendimiz (s.)"in deveyi satın alarak kurtardığı gibi, o sığırı para ödeyerek satın alır ve azâd eder. O hayvan ölene kadar Konya ovasında özgürce dolaşır.

Bu üç olaydan çıkarılacak sonuç bizce şudur: Bir kimse, sevdiğinin kaderini paylaşır kabilinden olmak üzere sevenle, sevilenin hayatında ortak olarak bazı hadiseler yaşanır. Bu, bizce sevgideki sadakatin bir göstergesidir. Hz. Mevlânâ çok sevdiği Hz. Peygamber (sav)"in başından geçen olayların bir kısmını az çok benzeriyle yaşamıştır. Biz burada bunlardan çarpıcı bulduğumuz sadece üçünü naklettik. Bu durum Hz. Mevlânâ"nın, Hz. Peygamber (sav)"e bağlılığının ve sadakatinin hangi seviyede olduğunu gösterir. Çünkü Mevlânâ"ya göre âşık, her yönüyle maşukunda fenâ bulmadıktan sonra henüz aşkın hakikatine yükselebilmiş değildir. Sevgideki bu tür sırrî tecelliler dikkate alınarak, Allah ve Rasulullah (sav) sevgisini artırmanın yollarını aramalıyız. Allaha kul ve Peygamberine (s.) ümmet olmanın kaçınılmaz şartı sanırım budur. Zira sonunda “Kişi ahirette sevdiğiyle beraber olacaktır.” Vesselam.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Elif Olmak




MURAT ALTAYGÜZEL SÖZLER
- 22:52



" Elif Olmak "

elif" olmak zordur
cünkü "elif" olmak
yuvarlak bir dünyada dik durmanın
dik ve önde belki acıyla
ama vazgeçmeden durmanın
dünya ne kadar dönerse dönsün
olduğu yerde kalmanın adıdır "elif" olmak

zordur "elif" olmak
"elif" olmak hep vurulmaktır
"elif" olmak yalnızca "elif" olmaktır

"elif" demeden hiçbir şey denilemez
ben "elif" dedim
artık her şeyi söyleyebilirim*

Dostum, "elif" olmayı dilemişim sanırım bir vakt-i seherde, bir
cesaretle….zor( luğunu) bilmemişim o zamanlarda; dilemişim..yar'ı n
huzurunda bir "elif" misali durabilmeyi dilemişim; oysa şimdilerde
dizlerimin bağı çözülür; diz çökerim..be'ye meylederim; "başlasın bu
cümle artık!" derken yine "elif" misali kalıveririm bir bir'in
huzurunda..yine zorlukla, yalnızca, yalın-ca…

"elif" olmak zor imiş!

Ama her elif'in yanında akvâ olan'ın yardımı, yar'lığı var imiş!!

Dostum, bilir misin "elif " olmaya talip olmak nedir, bilir misin
insan nasıl "elif" olur? dilersin o'ndan sadece o'nun yar-lığını,
dilenirsin…o' nun kucağından başka mekanlar sana soğuk gelir, üşürsün
bir ağustos sıcağında..yürüdüğün yollar sana yabancı gelir; bildik
mekanlar sıkar seni..tanımadığın sîmalar sana âşina gelir,
tanımadığın kişiler senin niyazına girer; tanıdıkların ise yabancı
nazarlarla bakarlar sana. hikmetine eremediğin hallerle örülür
hayatın; susmayı seversin; sükûtu seversin; sükûtu hal edinenleri
seversin…

Dostum, bilir misin, "elif" bağlanmaz kendisinden sonraki harfe…
sadece kendinden önceki harfe bağlanır; en önceki'ne belki de..sen,
dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit "elif" olmaz
adın..sanırsın ki o zaman üzerindeki zorluklar kalkacak; ama herkes
yüklenir üzerine..yardı msız yar'lar doluşur dünyana.."yardı mıyla
gelen yar" gitti diye…

Aklımın al(a)madığı hallerin eteğinde gezinir dururum; belki aklım
acziyetiyle susabilmeyi öğrenir diye..başımı tâ yüreğime kadar eğer,
dinlerim o kısık fısıltıyı şimdilerde…

Dostum, şimdilerde "elif" der susarım; elimi bileğime koyar dinlerim
nabzımı..atışları , dünyadaki hiç kimsenin isminde artmaz…yüreğim
dünyadaki kimsenin isminde titremez; bu belki de lütuftur,
yar'dandır …bu, belki de "elif "olmanın gereğidir.

Allahu a'lem…

"elif" olmayı dileten de "var"imiş dostum;

"yar" olmayı dileyen imiş…

Dün öldü bugün canveriyor




_Hüseyin Taha_ _Küskü_GÜZEL SÖZLER
- 19:57


Dün öldü bugün canveriyor;

yarın henüz doğmadı,

zamanın kıymetini bilin,

ömrü boş işler peşinde harcamayın,

şöhretten sakının,

insanlar bugün över, yarın söverler,

ölçünüz allah rızası olsun.

şükredin bütün azalarınız ile
şükrederek gerçek şükreden'lerden olun,

sadece dil ile şükreden kimsenin şükrüaz olur

gözün şükrü bir hayır gördüğü anda ibret almak

şer gördüğünde ise örtmektir.

Kulağın şükrü bir hayır işittiği zaman onu ezberlemek,

şer işittiği zaman onu unutmaktır.

Ellerin şükrü haram'a uzanmamaktır.

Midenin şükrü helal yemek

ayakların şükrü harama gitmemektir

kim böyle yaparsa gerçek şükredenlerden olur....

öfkelenmeyin öfke ve şehvet insanı küfre götürür.

Kişi gazabını yenmedikçe takva sahibi olamaz

sabredin, sabır güzeldir, susmak sabırdandır.

Makamların en yükseği fakirliğe sabretmektir

dünya ahiret rahatınız için kötü ahlak sahibleri ile görüşmeyin

ey müminler nefsinizin kölesi olmayın

Dua




Halit YıldızDUALAR
- 08:13


🍀🌹BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 🌹🍀

وَالصَّافَّاتِ صَفّاً

فَالزَّاجِرَاتِ زَجْراً

فَالتَّالِيَاتِ ذِكْراً

إِنَّ إِلَهَكُمْ لَوَاحِدٌ

Sâffât suresi 1-2-3-4. Ayet:
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (ALLAH'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.....

🍃🌹🌹🌹ELHAMDÜLİLLAH 🌹🌹🌹🍃

Bizleri yaratan ve bizlere her türlü nimeti veren insanlığın en karanlik döneminde bir hidayet rehberi olarak HZ.MUHAMMED(sav)'i gönderen Alemlerin Rabbi ALLAH(c.c)'a sonsuz hamd-ü senalar onun sevgili kulu ve Peygamberine(sav) salat-ü selamlar olsun..!
ELHAMDÜLİLLAH...

ALLAH C.C rahmeti merhameti bereketi hidayeti sevgisi gönüllerinize olsun

HAYIRLI SABAHLAR....
Değerli arkadaşlarım.....
kardeşlerim......

GÜNÜMÜZ HAYR OLSUN
KAZANCINIZ BEREKETLİ OLSUN.....
Huzurlu sağlıklı bereketli sevdiklerinizle mutlu günler geçirmeniz dileklerimle
Her güzellik gönlünüzce güzel olsun.
Bâki olan ALLAH C.C EMANETSİNİZ selam dua ile sağlıcakla kalınız.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allâhümme yâa mukallibe'l-kuluub, sebbit kalbii alâa diynike ve taatike'l-islâm...

Ey kalbleri döndüren (kalblere hükmeden) ALLAH'ım; benim kalbimi dinin ve İslâmî itâatın üzerine sâbit kıl.


ALLAH ' ım !
Hayırlısı ile senden niyaz ediyorum
ALLAH'ım!
Senin dileğin ne ise benim arzum da odur.
Senden istenen şeylerin hayırlısını, duanın hayırlısını, kurtuluşun hayırlısını, işlerin hayırlısını, sevabın hayırlısını, hayatın hayırlısını, ölümün hayırlısını istiyorum. Beni dinimde sabit kıl, mizanda sevaplarımın ağır gelmesini nasip eyle, imanımı gerçek eyle, derecelerimi yükselt, namazımı kabul eyle, günahımı bağışla...
şüphesiz dualarımızı işiten ve kabul eden sensin rabbim hayırlısı ile duamı kabul buyur Âmin
Essâlâtü vesselâmü âleyke yâ seyyidinâ l evveline vel âhirin Ve selâmün alâl mürselîn velhamdulillâhi rabbîl âlemîn. .
Cümlemize inşaAllah. 

13 Nisan 2015 Pazartesi

HACCA GİDENLERDEN ABDURRAHMAN AFFEDİLMEDİ!




Mehmet Mustafa PayasTartışma
- 22:17
#Hadis

HACCA GİDENLERDEN ABDURRAHMAN AFFEDİLMEDİ!
Mâlik bin Dînâr Hazretleri bir yıl hacca gitti.
Haccını tamamladığı gece rüyâsında bir ses işitti:
"Yâ Mâlik! Hacca gidenlerden Muhammed oğlu Abdurrahmân affedilmedi." dedi.
Sabahleyin çevresinde Muhammed oğlu Abdurrahmân'ı aramaya başladı.
Sordukları kimse ona: "Aradığın kimse Kur'ân ehlidir...Her yıl hacca gelir." dediler.
Araya araya onu bir köşede Kur'ân okurken buldu...Abdurrahmân onu görünce bir âh çekip bayıldı...Daha sonra şöyle dedi:
"Beni rüyânda gördün. Bana, Allahü teâlânın beni affetmediğini söylemeğe geldin değil mi?"
Mâlik bin Dînâr Hazretleri çok şaşırdı...Ona hayret edip sordu:
"Sâlihlerden birine benziyorsun. Çok merak ettim. Acaba, Allahü teâlâ seni niçin affetmiyor...Ne günâh işledin?"
"Bir Ramazan ayının ilk gecesi idi. İçki içip sarhoş olmuştum.Bu sırada babam beni aramış ve bir yerde yatar bulmuş. Beni çekince ben de sarhoşluktan ona vurup bir gözünü çıkarmışım. O da bana bedduâ etmiş. Ertesi günü ayılınca neler yaptığımı büyük bir üzüntü ile öğrendim. Bütün içki küplerini yok ettim. Kölelerimi âzât ettim.Yaptıklarıma pişman olup, doğru yola girdim.Her yıl böyle hacca gelir duâ ederim...Fakat, her seferinde sizin gibi birisi rüyâmda: "Allah seni affetmedi." diye söyler."
Tekrar ağlamaya başladı.
Onun bu hâline Mâlik bin Dînâr acıdı, babasını sorup yerini öğrenerek onun yanına gitti.Babası o büyük âlimi görünce şöyle karşıladı:
"Hoşgeldin yâ Mâlik!"
"Beni nasıl tanıdın?"
"Bugün Allahü teâlâya duâ edip, seni görmeği dilemiştim."
"Seni ziyâretimin bir sebebi var."
"Buyurun bir isteğiniz varsa hemen yerine getiririm."
"Farzet ki kıyâmet kopmuş, oğlun Abdurrahmân'ı tutup Cehennem'e götürüyorlar...Onu bu hâlde görsen üzülmez misin?"
Bunu duyunca babası ağlamaya başladı. Daha sonra kendine gelip dedi ki:
"Sen şâhit ol ki, oğlumun kusurunu affettim ve ona hakkımı helâl ettim."
Daha sonra Mâlik bin Dînâr, ondan izin alarak oğlunun yanına gidip müjdeyi verdi:
"Baban senin suçunu bağışladı. Biraz sonra seni görmeye gelecek."
Bunu duyunca Abdurrahmân ağlayarak tekrar bayıldı.
Bu sırada babası geldi.
Mâlik bin Dînâr'a ricâ etti.
"Oğlumu affettim. Öbür âleme yakın zamanda göçeceğini zannediyorum...Şehâdet getirip rûhunu teslim etsin."
Mâlik Hazretleri, şehâdeti telkin etmeğe başladı.
Fakat Abdurrahmân cevap vermiyordu.
Nihâyet gözlerini açıp, karşısında babasını görünce ona yalvaran bir sesle dedi ki:
"Babacığım ne olur, gel sende benim gözümü çıkar ki, kıyâmete kalmasın!"
Babası:"Ey gözümün nûru!..Ben suçunu bağışladım...Senden râzı oldum." dedi.
Bu sırada Abdurrahmân iki defâ şehâdet getirdi.
Mâlik bin Dînâr ona sordu:
"Hâlin nasıldır?"
"Baygın halde iken başucumda elinde topuz olan bir melek durup bana:""Baban senden râzı değil!..Bu topuzla senin başına vuracağım" dedi.
Az sonra, başka bir melek gelip yeşil bir mendille gözlerimin yaşını sildi ve dedi ki: "Şehâdet getir! Baban ve Allahü teâlâ senden râzı oldu." dedi.
Bunları söyler söylemez rûhunu teslim etti.
Mâlik bin Dînâr hazretleri sâlih kimseleri sevmeyi anlatır ve onlara düşman olmaktan sakındırırdı.
Bu hususta:"İnsan, kendisi sâlih olmadığı halde sâlihlerin şeref ve haysiyetine dil uzatacak olursa, başka günahı olmasa bile bu ona yeter!" buyurdu.
ALEMLERE RAHMET.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR..
Allahım bizleri annemiz ve babamızdan hayır duası alan , çocuklarımıza hayır duası eden kullar eylesin....Allahım bizi evladımıza külfet evlatlarımızıda bizlere külfet değil.ailemizi zürriyyetimizi göz aydınlığı eyle.. .Allahım dualarımızı dualarınızı kabul ve makbul etsin..

11 Nisan 2015 Cumartesi

Bugünü Düşünürüm, Dün Geçti, Yarın Var Mı? Gençliğe de Güvenemem; Ölen Hep İhtiyar Mı?




Nurullah Şahin نورالله شاهين‎‎GÜZEL SÖZLER
- 10:17


- Bugünü Düşünürüm, Dün Geçti, Yarın Var Mı? Gençliğe de Güvenemem; Ölen Hep İhtiyar Mı?
- ''Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil; lâakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at.'' RNK

8 Nisan 2015 Çarşamba

Gözyaşı Nimeti




Emine KonyaİLGİNÇ GERÇEKLER
- 00:27


Gözyaşı Nimeti
Hz......Adem (a.s) cennetten indirilmesine sebep olan zelleye bulaştığı için nice zaman ağlamış, ta ki gözyaşları yanaklarında iz bırakana kadar.Tenini yakmıştır akan tuzlu su, zelle işlemekten yanan kalbi gibi.

Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik,eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz." (Araf ,7/23) duası dilinde zikir olmuştur,gözyaşlarıda yanaklarından aşağıya süzülürken.

Hz......Yakub öldü sandığı oğlu için durmaksızın ağlamaktan gözlerinin nurunu kaybetti. Ağlamısından rahatsız ahaliden uzaklaşmak için sığındığı ve ağladığı o kulübeye de Külbe-i aHz.....ân denmiştir(hüzün kulübesi).

Hz...... Yusuf da babası Yakub’dan uzak kaldığı için o kadar ağladı ki, zindanda olanlar rahatsız oldular ve şöyle dediler: “Ey Yusuf! Ya geceleri ağla gündüzleri sus veya gündüzleri ağla geceleri sus!” Hz...... Yusuf (a.s) geceleri veya gündüzleri ağlama hususunda onlarla anlaştı.

-"RABBİM BANA İSTEMEMEYİ İSTEYEBİLMEYİ NASİB ET" duası dilinde,gözü yaşlı, tam bir teslimiyet içinde Rabbine sığınış.

Yıllar sonra kavuştuklarında Hz...... yusuf soruyor;

“Ey babacığım! Gözlerini kaybedinceye kadar niçin bana ağladın? Kıyametin bizi bir araya getireceğini bilmez mi idin?” dedi. Bunun üzerine Yakup(A.S):
“Evet biliyorum ama, dinin senden gider bu aramızda perde olur da ebediyen görüşemem, diye korktuğum için ağladım. Yoksa senin TEVHİD üzere olduğunu bilseydim bir damla bile göz yaşı dökmezdim.” dedi.

7 Nisan 2015 Salı

BİR ALİMİN NASİHATLERİ




D. karasuGÜZEL SÖZLER
- 18:10
#Allah



D. karasu originally shared:

Hz. Muhammed (S.A.V.) - Taberani - Parça parça kesilsen de, yakılsan da, Allah‘a ortak koşma ve farz olan namazı bilerek terk etme.
Kim ki farz olan namazı bilerek terk ederse,
Allah ‘ın koruması ondan uzaklaşmıştır.

BİR ALİMİN NASİHATLERİ

Emanete ihanet etmeyin..
Halinizden şikayet etmeyin..
Büyüğünüze emretmeyin..
Boş şeylerde ısrar etmeyin..
Cahillerle sohbet etmeyin..
Nefesinizi boşa tüketmeyin..
İnsanları bekletmeyin..
Etrafınızı kirletmeyin.
Hayatinizi mahvetmeyin..
Kimseye minnet etmeyin.
Insanları yüzüne karşı methetmeyin.. Kimseye küfretmeyin..
Kötülüğe meyil etmeyin..
Malınızı boşa sarf etmeyin..
Sırrınızı açık etmeyin..
Her seyi merak etmeyin..
Suçunuzu inkar etmeyin..
Şerefinizi kaybetmeyin..
Vatanınızı terk etmeyin..
İyiliğe niyet edin..
Büyüklere hürmet edin..
Sıkıntıya sabredin.
Aza kanaat edin..
Sözünüzde sebat edin..
Bildiğinizle amel edin..
Hatanızı kabul edin..
Yaramaz ise def edin..
Varken tasarruf edin..
Alimlerle sohbet edin..
Nefsinizle inat edin..
Sofranıza davet edin..
Zararlıysa men edin..
Seviyorsanız ifade edin..
Kalpleri fethedin..
Misafire ikram edin..
Muhtaca yardım edin..
Bilseniz de istişare edin..
Tehlikeye dikkat edin..
Hakkı teslim edin..
Unutacaksanız kaydedin..
Esirgemeyin lütfedin..
Gariplere merhamet edin..
Kazanmaya gayret edin..
Çalışanı takdir edin..
Başarıyı tebrik edin..
Mazereti kabul edin..
Her an tevekkül edin..
Hastaları ziyaret edin..
Çocuğunuzu terbiye edin..
Herkese tebessüm edin..
Güvenseniz de kontrol edin..
İnanmayana ispat edin..
Fakirleri gözetin..
Hayır için sarf edin..

Esselam can kaedeşim.hayırlı akşamlar

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı