Ya Rabb Ne İstiyorsan Benden Onu Diliyorum Senden..

18 Aralık 2010 Cumartesi

Allah'a Hüsnü Zan Etmek Ve Ondan Korkmak

Allah'a Hüsnü Zan Etmek Ve Ondan Korkmak


Buhâri ve Müslim'in Câbir (Radıyallahü anh) 'den rivayet ettik­lerine göre, Câbir şöyle demiştir:
«Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ın. vefatından üç Önce işittim ki diyor
«Hiç biriniz Allah'a hüsn-ü zan etmeden Ölmesin.»
tbn-i Ebî Dünya da, Hüsn-ü Zan konusunda aynısını rivayet etmiş ve şunu da ilâve etmiştir:
«...Çünkü Allah'a sûi zanl arıyla bir millet helak olmuştur. Alla ı (Celle Celâlühü) da onlar için şöyle demiştir  
«İşte Rabbinize yaptığınız bu zannınızdır ki sizi helak etti. Ne­ticede hüsrana girenlerden oldunuz.»[1] (ıs)                                   
îmam Ahmed, Tirmizi ve îbn-i Mace, Enes (Radıyallahü aıtı) den rivayet ettiklerine göre;
Resûlullah CSallallâhû Aleyhi ve Sellem) sekeratta olan bir fen­cin yanma girdi. Sordu i
—  Kendini nasıl görüyorsun? Dedi:
—  Allah'a Ümidim var ve günahlarımdan korkuyorum.
Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu j
— Böyle bir makamda, kulun kalbinde timid ve korku birleşin­ce Allah, ümid ettiğini verir ve korktuğundan onu emin kılar. O bu şekilden başka ölmez
Hakîm-İ Tirmizi, «Nevadir el-UsuUda Hasan'dan rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir:
Bana Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) dan şöyle bir ha­dis ulaştı: Rabbiniz:
«Ben kulumun kalbinde iki korku ve iki emniyeti toplamam. Kim (dünyada benden korksa,. Âhirette' onu emniyette bırakırım. Kim dünyada benden (azabımdan) eminse, âhirette onu korkuda bırakı­rım,» buyurdu.
Ebû Nuaym, Şeddâd. bin Evs'in hadisinden bitişik bir senedi ay­nısını rivayet etmiştir.
İbn-i Mübarek, ibn-i Abbas'dan rivayet ettiğine göre şöyle  demistir:
Adamda ölüm belirtilerini gördüğün zaman, onu müjdeleyin ta ki Allah'a hüsnü zan ederken Rabbine kavuşsun Adam sağlam ise onu korkutun...
Ibn-i Asakir, Enes (Radiyalîahû anhVden rivayet ettiğine göre, Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :
«Allah'a hüsn-ü zan etmeden hiçbiriniz ölmesin. Çünkü Allah'a hüsnü zann cennetin fiyatıdır.»
îbn-i Ebi Dünya, İbrahim en-Nahas'dan rivayet ettiğine göre, Şöy­le demiştir:
«Eskiler, ölüm anında kul, Rabbine hüsn-ü zan etsin diye, güzel amellerini ona telkin etmeyi mustahap sayıyordular.»
îbn-i Ebi Şeybe, Musannef de îbn-i Mes'ud'dan rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir:
«Ondan başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki Allah'a hüsnü zan eden herkes, hüsnü zannıyla muamele görür.    
îmam Ahmed, Vâile (Radıyallahû anha) 'den rivayet ettiğine göre şöyle demiştir:
Resûlullah iSallaîlâhû Aleyhi ve SellemVdari şunu işittim: «Allah, diyor. 'Ben abdimin zannı yanındayım (Ona Öyle mua­mele ederim), istediği gibi beni zannetsin'»                       
Imam-ı Ahmed, Ebû Hüreyre (Radıyallahû anh)'den rivayet et­tiğine göre;                                                                       
Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:           
Allah buyurdu kij 'Kulumun zannı gibiyim. İstediği gibi beni zannetsin. İyi zannetse kendisi içindir. Kötü zannetse yine kendisi içindir                                                                           
Muâz bin Cebel (Radıyallahû anh) 'den rivayet edildiğinfe göre; Resûlullah (Sallaîlâhû Aleyhi ve Sellem) :                          
—  «İsterseniz kıyamet gününde ilk evvel Allanın müminlere ve müminlerin Allah'a dediklerini size haber vereyim,» buyurdu.      
Biz
— Evet yâ ResûluHah istiyoruz, dedik. Resûlullah buyurdu:
—  Allah, inüminlere, «bana kavuşmayı istemliydiniz,» buyuruj yor. Onlar da:
«Evet ey Rabbimiz» diyorlar. Sonra Allah soruyor
«Neden?»
OnlarSenin af ve mağfiretini umuyorduk» diyorlar. Bunun üzferine Allah:
«Öyle ise mağfiretim size vacip oldu» buyuruyor
îbn-i Mübarek, Ukbe bin Müslim (Radiyallahû anh) 'den rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir;                                                
«Kulda Allah'a kavuşma isteğinden daha sevimli hiç bir haslet yoktur.»                                                                                   
îbn-i Ebi Dünya ve Beyhaki, 'Şüab-x İman'da ve îbn-i Asakİr, Ebu Unıame'nin arkadaşı Ebu Galip'ten rivayet ettiklerine göre şöy­le demiştir:
«Samda İdim. İnsanların en iyilerinden Kays'lı bir adamın yanı­na gittim. Ona muhalif bir kardeşi oğlu vardı. O, ona emreder» sa-kındırır, döver, fakat yine de ona itaat etmezdi. Bu genç hastalandı. Amcasına haber gönderdi. Amcası gelmeyeceğini belirtti. Bunun üze­rine ben amcasını yanına götürüp içeri soktum. Başladı ona sövme­ye. Ve:
«Ey Allah'ın düşmanı sen değil miydin böyle böyle yapan.» dedi. Genç de şöyle demeye başladı:
—  Ey amca, eğer âhirette, Allah işimi anama bıraksa bana ne yapar?
Amcası:                                                                              
.   — Vallahi seni Cennete sokar, dedi.
Genç:                                                        
— Vallahi Allah bana anamdan daha fazla şefkatlidir, dödi. Ve ruhu ka.bzedüdi. Amcası onu defnetti. Taşları düzeltirken oir taş düştü... Bunun üzerine kalkıp bekledi.                                   
Dedim                                          .              
—  Ne yapıyorsun
Dedi
— Kabri nur ile doldu ve göz alamayacak kadar genişledi...
İbn-i Ebi Dünya, ve Beyhaki, .Şuab-i İman'da Humeyd'den rivı yet ettiklerine göre, şöyle demiştir:                                             
«Kötü bilinen bir kızkardeşimin oğlu vardı. Hastalandı, anasına gönderdim. Sonra anasını ziyarete gittim. Baktım baş ucunda ağlı­yor. Oğul:
«Yâ dayı neden anam ağlıyor,» dedi. Ben
«Seni böyle gördüğü için,» dedim. O
«Bana acımıyor mu?» dedi. Ben:                                            
«Evet acıyor.» dedim. O:
İşte, Allah ondan daha fazla bana rahmet eder.» Sonra vefat ettiğinde onu başkasıyla beraber kabre indirdim. Taşları düzeltmeye başladım. Kabrinin içine aktım, göz alamayacak kadar genişti.[2]
Arkadaşıma  «gördüğümü gördün mü»   dedim. O,  «Evet, sana müjde» dedi.
Humeyd, şöyle demiş: Zannediyorum ki onun bu durumu, seke-ratta, söylediği bir iki kelimeden dolayıdır. [3]




[1] Fussilet, 23
[2] Buradaki genişlik âlem-1 misâl ve mana ile ilgili genişlik olduğundan o zât kalp gözüyle o genişliği görmüştür. Mütercim.
[3] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 54-58.

0 Değerli Yorumlarınız:

Yorum Gönder

Arabic Korean Japanese Chinese Simplified Russian Portuguese
English French German Spain Italian Dutch

GÜLŞAH ÇOCUKEVİ

Sitemi beğendiyseniz sadece bir defaya mahsus olmak üzere g+1 butonunu tıklayarak tavsiye edebilirsiniz.. teşekkür ederim.

❀✿İzleyiciler❀✿

❀✿Google+ Followers❀✿

❀✿Son Yayınlar❀✿

❀✿Değerli Yorumlarınız❀✿

Power by: Blogger modifiye

❀✿Popular Olanlar❀✿

❀✿Ziyaretçilerimiz❀✿


web stats Neler Okunmuş hangi sayfa Tıklanmış :) Flag Counter

❀✿Archive❀✿